




|
||
![]() |
HEDEF YÜKSELTMEKLE ENFLASYON DÜŞMEZ | |
| Kaptan Mustafa CAN | ||
| infoyenihaber@gmail.com | ||
HEDEF YÜKSELTMEKLE ENFLASYON DÜŞMEZTürkiye Ekonomisinde Gerçek Sorun: Üretim, Disiplin ve Güven Merkez Bankası’nın enflasyon hedefini 5 puan artırması, teknik bir revizyon gibi sunulabilir. Ancak bu karar, aslında ekonominin içinde bulunduğu yapısal sıkışmanın açık bir itirafıdır. Hedefi yukarı çekmek, fiyat artışlarını kontrol altına almak değildir; sadece beklentiyi aşağı çekemediğini kabul etmektir. Bir ülkede enflasyon hedefi sürekli yukarı revize ediliyorsa sorun para politikasının ötesindedir. Sorun, mali disiplinin eksikliği, üretim kapasitesinin zayıflığı ve serbest piyasa kurallarının seçici uygulanmasıdır. Bugün Türkiye’de yaşanan kriz, yalnızca faiz politikası krizi değildir. Bu bir güven krizidir. 1. ÜRETMEYEN EKONOMİ ENFLASYONU YENER Mİ? Enflasyonla mücadele sadece faiz artırarak olmaz. Eğer bir ülke üretmiyorsa, katma değerli sanayi üretimi artmıyorsa, teknoloji ihracatı yoksa, enerji bağımlılığı devam ediyorsa, fiyat istikrarı kalıcı olarak sağlanamaz. Türkiye’nin temel sorunu talep enflasyonu değil, maliyet enflasyonudur. Enerji ithalatına bağımlılık Döviz girdisine bağımlı sanayi Tarımda verimlilik düşüşü Ara malı üretimindeki yetersizlik Bunlar çözülmeden enflasyon hedefi değiştirmek sembolik bir adımdır. Enflasyon beklentisi, güvenle düşer. Güven ise üretimle oluşur. 2. TASARRUF ETMEYEN DEVLETİN ENFLASYONLA MÜCADELESİ İNANDIRICI DEĞİLDİR Enflasyonla mücadele ederken kamu harcamalarının genişlemeye devam etmesi büyük bir çelişkidir. Para politikası sıkılaştırılırken maliye politikası gevşek kalıyorsa ortaya uyumsuz bir yapı çıkar. Ekonomide temel ilke şudur: Devlet tasarruf etmeden vatandaş kemer sıkamaz. Kamu: İsrafı azaltmalı Şeffaf bütçe disiplini uygulamalı Verimsiz teşvikleri sonlandırmalı Kamu-özel projelerinde yükümlülükleri yeniden yapılandırmalı Aksi halde, Merkez Bankası faiz artırarak fren yaparken maliye politikası gaz pedalına basmaya devam eder. Bu çelişki, piyasada güveni zedeler. 3. SERBEST PİYASA DÖVİZDE UYGULANMIYORSA EKONOMİ DOĞAL DENGESİNİ BULAMAZ Kur baskısı, kısa vadede enflasyonu sınırlıyor gibi görünse de orta vadede üreticiyi ve ihracatçıyı cezalandırır. Türkiye’nin ihracatçıları bugün üçlü baskı altında: Yüksek finansman maliyeti Reel olarak baskılanmış kur Artan iç maliyetler Turizm sektörü de aynı şekilde maliyet artışını fiyatlara yansıtmakta zorlanıyor. Serbest piyasa ekonomisi seçici uygulanamaz. Eğer faiz serbest, fiyatlar serbest ama kur kontrollü ise bu bir karma model olur ve güven üretmez. Kurun doğal dengeye bırakılmadığı bir ortamda: İhracat yavaşlar Cari açık yeniden artar Döviz ihtiyacı kronikleşir Uzun vadede bu baskı daha büyük bir düzeltmeye yol açar. ÇÖZÜM NEDİR? Eleştirmek kolaydır. Çözüm üretmek zor ama mümkündür. Türkiye’nin çıkış yolu 5 başlıkta toplanabilir: 1. GERÇEK MALİ DİSİPLİN Kamu harcamalarında 10-15 oranında yapısal kesinti Gereksiz yatırım projelerinin ertelenmesi Şeffaf ihale sistemi Bütçe dışı yükümlülüklerin açıklanması Bu adım, piyasaya “devlet de kemer sıkıyor” mesajını verir. 2. ÜRETİM ODAKLI SANAYİ POLİTİKASI Ara malı üretimi için stratejik teşvik Enerji bağımsızlığı yatırımları Yüksek katma değerli sektörlere yönelim (savunma, yazılım, biyoteknoloji, makine) Tarımda kooperatif ve verimlilik reformu Türkiye, tüketim ekonomisinden üretim ekonomisine geçmeden enflasyonu kalıcı düşüremez. 3. KURDA ŞEFFAFLIK VE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK Kur tamamen serbest bırakılmak zorunda değildir; ancak: Müdahale mekanizması şeffaf olmalı Rezerv kullanımı açıkça paylaşılmalı Reel efektif kur dengesi gözetilmeli İhracatçıya öngörülebilir bir kur politikası sunulmalıdır. 4. FAİZ–ENFLASYON İLETİŞİMİNDE GÜVEN Merkez Bankası hedef revizyonu yerine: Orta vadeli yol haritası açıklamalı Beklenti yönetimini güçlendirmeli Siyasi baskı algısını ortadan kaldırmalı Merkez Bankası bağımsızlığı sadece hukuki değil, fiili olarak hissedilmelidir. 5. TASARRUF VE YATIRIM KÜLTÜRÜ Toplumsal düzeyde: Tasarruf oranları artırılmalı Tüketim kredileri sınırlandırılmalı Üretken yatırımlar teşvik edilmeli Kredi genişlemesiyle büyüme sürdürülebilir değildir. SONUÇ Enflasyon hedefini artırmak, gerçeği değiştirmez. Sorun para politikası değil; üretim modeli, mali disiplin ve güven eksikliğidir. Devlet tasarruf etmiyor, üretim artmıyor, kur baskı altında tutuluyor ve maliye politikası ile para politikası senkronize çalışmıyorsa, ekonomide kalıcı düzelme beklemek gerçekçi değildir. Ancak bu tablo kader değildir. Türkiye genç nüfusa, girişimci ruha ve güçlü üretim potansiyeline sahip bir ülkedir. Doğru politika setiyle 3–5 yıl içinde dengelenme mümkündür. Şart şudur: Popüler kararlar değil, zor ama doğru kararlar alınmalıdır. Ekonomi bilimi inatla değil disiplinle çalışır. |
||
| Etiketler: HEDEF, YÜKSELTMEKLE, ENFLASYON, DÜŞMEZ, | ||
|