Namık Kemal Yıldız ŞAM -PYD MUTABAKATI ÇÖKTÜ.
Yazı Detayı
05 Ocak 2026 - Pazartesi 08:42
 
ŞAM -PYD MUTABAKATI ÇÖKTÜ.
Namık Kemal Yıldız
infoyenihaber@gmail.com
 
 
ŞAM -PYD MUTABAKATI ÇÖKTÜ. Suriye Cumhurbaşkanı ŞARA, 10 Mart 2025 tarihinde, Suriye’nin kuzeydoğusunda fiilî kontrol sağlayan terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı PYD/SDG’nin lideri Mazlum Kobani ile bir Anlaşması imzaladı. Suriye hükümeti bu anlaşmayla, Suriye’deki askerî, idarî ve ekonomik yapıların merkezi devlete entegre edilmesi, böylece ülkenin toprak bütünlüğünün yeniden tesis edilmesini sağlamayı planlamaktaydı. SDG/PYD yönetimi, mutabakat hükümlerine göre; 31 Aralık 2025 tarihine kadar petrol ve doğalgaz sahalarını, barajları, sınır/gümrük kapılarını ve güvenlik yapılarını Şam yönetimine devretmesi gerekirdi. SDG unsurlarının Suriye Arap Ordusu’na (SAA) entegre olması ve ağır silahlar (Tank, zırhı araçlar, uçak savarlar vb.) dahil olmak üzere tüm silahlarını da teslim etmesi gerekirdi. Ancak mutabakatın 8 maddesinden hiç birini uygulamadı. SDG/YPG, Suriye’nin kuzey doğusunda fiilî özerk yönetimini halen sürdürmektedir. SDG/PYD yönetimi, Türkiye Millî Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı ve MİT Başkanının Suriye’yi ziyaret ettiği gün Halep’in kuzeyindeki Şeyh Maksut ve Eşrefiye Mahallelerinde Şam yönetimiyle silahlı çatışmaya girdi. Daha önce de İsrail destekli Şii Araplar, devrik Esat yanlısı silahlı artıklar ile Dürziler, Şam yönetimine karşı isyan başlattılar. Suriye Hükümeti bu kalkışmayı kısa sürede bastırdı. Bu davranışlar; SDG/PYD yöneticilerinin mutabakata uymayacaklarının ilk işaretiydi. 1. Suriye Devleti Açısından: Egemenlik ve Zaman Kazanma İkilemi Şam yönetimi için PYD/SDG ile yapılan mutabakat, esasen askerî bir uzlaşıdan ziyade egemenlik restorasyonu hedefi taşımaktadır. Şam için mutabakatın çökmesi askerî değil, siyasal bir sorundur. Petrol kuyuları (Haseke–Deyrizor hattı, Kamışlı), Fırat üzerindeki barajlar (özellikle Tabka) ve sınır kapıları (Mürşitpınar Sınır Kapısı (Ayn el-Arab), Ayn Diwar Sınır Kapısı (Al-Dirbasiya) Kamışlı Sınır Kapısı – Nusaybin, Suriye devletinin ekonomik ve stratejik can damarlarıdır.  Suriye ordusu, ABD varlığı varken kuzeydoğuda doğrudan ve geniş çaplı bir askerî operasyon yürütecek kapasitede değildir. Çünkü İsrail, Suriye’nin askeri tesislerini, askeri üstlerini, cephaneliklerini, uçak ve savaş gemilerinin büyük bir çoğunluğunu imha etti.Amerika SDG’yi tırlar dolusu ağır silah ve cephane desteğiyle silahlandırdı.  İran ve Rusya, Şam’ı ABD–Türkiye ile aynı anda cepheye sokmak istemez. Şam yönetimi, SDG’nin anlaşmayı uygulamamasına rağmen sert askerî refleks göstermemekte, dosyayı diplomatik ve zamana yayılan bir baskı aracı olarak kullanmaktadır. Ancak bu tutum, Suriye devleti içinde “de facto federalizasyon” riskini de beraberinde getirmektedir. Şam’ın muhtemel adımları: Kısa vadede (0–6 ay):  SDG’yi “anlaşmayı ihlal eden taraf” olarak resmen ilan eder.  BM, Arap Birliği ve Rusya üzerinden diplomatik girişimlerde bulunur.  Petrol, baraj ve sınır kapıları konusunda uluslararası baskı söylemi geliştirir. Orta vadede (6–18 ay):  SDG içindeki Arap unsurları ayrıştırma çalışmalarına girişir.  Arap aşiretlerine Şama bağlamaya çalışır.  Türkiye ile açık ve örtük çıkar paralelliği sürdürür. 2. İsrail Ne Yapar?  İsrail için SDG, yalnız Kürt meselesi değil, İran karşıtı denge unsurudur. SDG’nin İran’ın Fırat’ın doğusuna geçmesini engelleyen tampon bölge oluşturması İsrail için önemlidir. İsrail, SDG/PYD terör örgütüne siyasi, ekonomik ve askeri desteklerini sürdürür.  Türkiye’nin SDG’ye terör örgütüne yönelik geniş çaplı operasyonuna karşı çıkar,  İran hedeflerine Suriye içinde hava saldırılarını artırır. 3. Amerika’nın Planı Nedir? Washington’un Asıl Hedefi: Kontrol Edilebilir Kaostur. ABD, ne Türkiye kazansın, ne Şam kazansın, ne de SDG bağımsız olsun istemez. SDG’yi fiilen korumaya devam eder. Ancak SDG’ nin devletleşmesine şimdilik karşı çıkar. 4. Türkiye Nasıl Bir Politika İzlemeli? SDG’nin Şam’a entegre olması kendi iradesiyle olmayacağı anlaşılmıştır. Bu nedenle Türkiye’nin politikası üçayaklı olmalıdır: a) Askerî Boyut (Sınırlı ama Net)  Meşruiyet zemini: SDG’nin mutabakatı ihlal ettiği ve Türkiye’ye yönelik tehdidin devam ettiği vurgulanır.  Suriye Devleti, SDG’ye karşı operasyon başlatır ve Türkiye’den istihbarat desteği, istihbarat yanında ateş desteği veya askeri yardım talep edebilir. Bu davet üzerine Suriye devletine ve halkına yardıma gidilir.  Tel Rıfat, Ayn el-Arab (Kobani) ve Kamışlı çevresine kısa süreli, hava ağırlıklı daha önce ABD ve Rusya’nın da söz verdiği gibi 30 km derinlikte sınır güvenliği temelli bir kara operasyonu gerçekleştirilir.  SDG’nin stratejik derinliğini kırılır.  SDG’nin devletleşme hissini dağıtılır.  Askeri operasyon öncesi ABD ve Rusya’ya diplomatik bildirim yapılır. Bu şekildeki bir operasyon, ABD ile doğrudan çatışma yaratmaz. b) Siyasi Boyut (Şam’la Eşgüdüm)  “Suriye’nin toprak bütünlüğünü destekliyoruz” vurgusu yapılır.  SDG’nin entegrasyon ihlalini uluslararası gündeme taşınır. SDG’nin 31Aralık 2025 tarihine kadar mutabakatın hiçbir maddesini yerine getirmediği gündemde tutulur.  Şam’a “SDG’yi siz entegre edemezseniz, biz güvenliğimizi sağlarız.” mesajı verilir. c) Psikolojik–Stratejik Boyut  SDG’nin Aşiretler (Arap, Kürt, Türkmen) üzerindeki kontrolü kırılır.  “SDG/ Özerk yapı fiili durumu Suriye’yi bölüyor” gerçeği uluslar arası gündemde işlenir.  “Türkiye, Suriye devletinin yerine geçmiyor” Suriye hükümetine ve halkına desteğimizi sürdürüyoruz vurgusu yapılır. Mutabakatın uygulama süresinin bitmesine az bir zaman önce IŞID militanlarının Amerika askerlerine saldırması ve birkaç askerinin ölmesinin zamanlaması çok anlamlıdır. Son Suriye ziyaretinde Türk Dışişleri Bakanımız Hakan FİDAN’ın, Suriyeli Bakanla yaptığı ortak basın toplantısında konuşmasını daha bitirmeden moderatörün “toplantı sona ermiştir” deyip sözünün kesilmesi affedilecek bir davranış değildir. Suriye tarafı, teknik bir arıza oldu, yanlış anlaşıldı deyip özür dilese de Türk Dışişleri yetkililerinin bu konuyu not ettiğine inanıyorum. Türk devlet aklı, söz konusu vatanda gerisi teferruattır der ve millî güvenliğimiz neyi gerektiriyor ise onu yapar. Askeri harekât yakın görünüyor. Şanlı Türk ordusuna, kahraman güvenlik güçlerimize ve yüce Türk Milletinin emrindeyiz diyen ilgili birimin cesur evlatlarına güveniyorum. Tanrı Türk korusun ve yüceltsin. Tanrım, Türk Ordusunu daim muzaffer eylesin…
 
Etiketler: ŞAM, -PYD, MUTABAKATI, ÇÖKTÜ.,
Yorumlar
Haber Yazılımı